Toplumun ihtiyaçlarının kurumlar tarafından karşılanmasının insanlar açısından önemi nedir?

Toplumun ihtiyaçlarının kurumlar tarafından karşılanmasının insanlar açısından önemi nedir?

Size göre toplumun en temel ihtiyacı nedir? Bu ihtiyacı hangi kurumlar karşılar?

Size göre toplumun en temel ihtiyacı nedir? Bu ihtiyacı hangi kurumlar karşılar?

5.Sınıf Sosyal Bilgiler Harf Yayınları Ders Kitabı Cevapları 81.Sayfa

5.Sınıf Sosyal Bilgiler Harf Yayınları Ders Kitabı Cevapları 81.Sayfa

5.Sınıf Sosyal Bilgiler Harf Yayınları Ders Kitabı Cevapları 80.Sayfa

5.Sınıf Sosyal Bilgiler Harf Yayınları Ders Kitabı Cevapları 80.Sayfa

5.Sınıf Sosyal Bilgiler Harf Yayınları Ders Kitabı Cevapları 55.Sayfa

5.Sınıf Sosyal Bilgiler Harf Yayınları Ders Kitabı Cevapları 55.Sayfa

1 sene önce admin tarafından yazıldı, kere görüntülendi ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

Kurtuluş savaşının zor şartları altında Mustafa Kemal, niçin eğitime önem vermiş olabilir?


Atatürk, eğitim ve Öğretim işlerini, her şeyin üs¬tünde tutmuş ve Milli Eğitim Bakanı olmak istediğini söylemek gereğini duymuştur. Atatürk’e göre, Os¬manlı Devletinin çöküşünde en önemli neden, millî eğitim eksikliği idi. Bu nedenle yeni devlet, eğitime önem vermeliydi. Eğitimin, millet hayatındaki önemini Atatürk, şöyle belirtiyordu: “Eğitimdir ki, bir milleti ya Özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatır ya da milleti esarete ve sefalete sürükler.” Mustafa Kemal, eğitim alanında ulusumuzun çağ atlamasını, atılım yapmasını gerçekleştiren büyük bir insandır. Mustafa Kemal’in eğitim konusuna verdiği önem ve bu konuda ileri sürdüğü görüşler göz önünde bulundurulduğu zaman, bu konuya adeta bir eğitim uzmanı gibi eğildiği, bu konunun tğm yönleriyle çok yakından ilgilendiği, arkadaşlarına Millî Eğitimin önemini anlatabilmek için her fırsatı çok iyi değerlendirdiği, Millî Eğitimde gözönüne alınması gerekli amaç ve ilkeleri açıkladığı görülebilir. Mustafa Kemal eğitim alanındaki çağdaşlaşmanın önderidir. 
Mustafa Kemal’e göre, Türk Millî Mücadelesi, sadece askerî anlamda, düşmanı vatan topraklarından kovmayı hedefleyen bir hareket değildi. Askerî alanda elde edilecek zafer, ulusal kurtuluşun ilk şartıydı. Ancak bu zaferden sonra yapılacak bütün işler, bağımsızlık mücadelesi kadar önem arz ediyordu. Savaş devam ederken bile, Mustafa Kemal Atatürk, savaş sonrasında yapılacak işlere hazırlanıyor, bu arada Millî Eğitim konusunda da düşünüyordu. 

Kurtuluş Savaşının en zor günlerinde, düşman ordularının kesin sonuca ulaşmak hedefiyle baskılarını arttırdıkları, Türk ordusunun Sakarya’ya kadar çekilmesine sebep olan Kütahya-Eskişehir savaşımım tehlikeli şekilde geliştiği zamanlarda bile 16 Temmuz 1921 tarihinde, Ankara’da “Millî Eğitim Kongresi” (Maarif Kongresi) toplanmıştır. Mustafa Kemal, cephedeki ağır şartlara rağmen, bu Kongrenin ileri bir tarihe atılmasını kabul etmemiş ve bu kongrenin ilk konuşmasını bizzat kendisi yapmıştır. 

Kongrenin bu konuşmasında, -süren savaşa ve tüm maddî imkânların yetersiz olmasına rağmen- “millî” ve “çağdaş” bir eğitimin başlamasını, yapılacak eylemlerin güzel bir programla yapılmasını istemiştir. 
Bu konuşmasında: 
“Yüzyıllarca süren derin idarî ihmallerin devlet bünyesinde açtığı yaraları iyileştirme yolunda harcanacak çabaların en büyüğünü, hiç şüphesiz, irfan (bilgi ve kültür) yolunda kullanmalıyız.” diyen Atatürk, acı bir gerçeğe parmak basar: 
“Şimdiye kadar izlenen öğretim ve eğitim yöntemlerinin, milletimizin gerileme tarihinde, en önemli etken olduğu kanısındayım.” 
Ayrıntıları eğitim uzmanlarına bırakmak istediğini belirterek, bazı genel ilkelere değinen Atatürk, eski devrin hurafelerinden, boş inançlarından, Doğudan ve Batıdan gelebilecek zararlı etkilerden uzak, millî karakterimize ve tarihimize uygun bir kültüre muhtaç olduğumuzu vurgular. “Gelecekteki kurtuluşumuzun büyük önderleri” olarak selâmladığı öğretmenlere duyduğu derin saygıyı dile getirir. Çevresine inanç aşılar: 
“Silahıyla olduğu gibi, dimağıyla da mücadele zorunda olan milletimizin, birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur” demiştir. 

Mustafa Kemal’in, seneler sonra, “Cumhurbaşkanı olmasaydınız, ne olmayı arzu ederdiniz?” sorusuna, “Millî Eğitim Bakanlığı yaparak eğitim davasına hizmet etmek isterdim.” şeklinde cevap vermesi dahi, eğitimi ulus hayatında ne kadar önemli bir faktör olarak algıladığının işaretidir. 

I. Dünya Savaşının galibi olan İtilaf devletlerinin piyonu olarak topraklarımıza saldıran Yunanlara karşı elde ettiği zaferle, Mustafa Kemal Paşa, sadece Türklüğün değil, tüm islâm dünyasının, bütün ezilen ulusların kahramanı ve önderi olmuştu. Ancak, Mustafa Kemal, bir an bile zafer sarhoşluğuna düşmedi. Çok iyi biliyordu ki -eğitim, kültür ve iktisat zaferleri ile tamamlanmazsa- askeri başarı yalnız başına ulusal kurtuluşu sağlamaya yeterli olmayacaktır. Düşman ordularının İzmir’de denize dökülüşünden bir buçuk ay sonra, Bursa’da, Mustafa Kemal’i ziyarete gelen İstanbul’da görev yapan öğretmenlere söylediği şu sözler, Mustafa Kemal’in, eğitim konusunda ne kadar titiz ve kararlı olduğunu gösterir: 

“Bizim bugün ulaştığımız nokta gerçek kurtuluş noktası değildir. Kurtuluş halktaki hastalığı ortaya çıkarmak ve tedavi etmekle elde edilir. Hastalığın tedavisi bilim ve fenin gösterdiği yolla olursa hastalık tedavi edilmiş demektir. Yoksa hastalık müzminleşir ve tedavisi imkansız bir hal alır.” 

Orduların yönetiminde nasıl ki bilim ve fen rehber alınarak zafere ulaşılmış ise, “ulusumuzu yetiştirmek için kaynaklık eden okullarımızın ve üniversitelerimizin kuruluşunda da” bilim ve fenin rehber olacağını anlatan Mustafa Kemal, her fırsatta öğretmenlere şunları diyordu: 

“Ordularımızın elde ettiği zafer, sizlerin ve sizlerin ordusunun zaferi için sadece zemin oluşturdu… Asıl zaferi siz kazanacak, siz devam ettireceksiniz ve mutlaka başarıya ulaşacaksınız”. 

Etiketler :
Yazar: admin
Benzer Yazılar
Çok partili siyasi hayata geçiş denemeleri neden başarısız olmuştur?
Çok partili siyasi hayata geçiş denemeleri neden başarısız olmuştur?Çok Partili  Hayata niçin geçilmek istenmiştir?  Amasya genelgesinde millet egemenliğinde bir devlet kurulacağı söylenmiş ve 1920de TBMM açılarak halkın istekleri meclise gelir olmuştu. D...
Tehcir Kanunu Hakkında Kısa Bilgi
Tehcir Kanunu: Birinci Dünya Savaşında Ermenilerin Anadolu’dan Suriye ve Irak’ın kuzeyine göç ettirilmesini sağlayan göç kanunudur. Yalnız günümüzde Ermeniler bu dönemde 1,5 milyon Ermeni’yi öldürdünüz diyerek haksız soykırım iddialarında bulunuyor. Bizim arşivleri...
İttifak (Bağlaşma) Devletleri Nelerdir?
I. Dünya Savaşı öncesi dünyada çıkar çatışmaları ve sanayileşme ile beraber bir yarış ve sömürge yarışı başlamıştı. Buda zamanla ülkeler arasında gerginliğe yol açtı. Ve dünyada büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu.Ülkeler iki ana gruba ayrılmıştı. Bunlar :İtilaf (An...
İtilaf (Anlaşma) Devletleri Nelerdir?
I. Dünya Savaşı öncesi dünyada çıkar çatışmaları ve sanayileşme ile beraber bir yarış ve sömürge yarışı başlamıştı. Buda zamanla ülkeler arasında gerginliğe yol açtı. Ve dünyada büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu.Ülkeler iki ana gruba ayrılmıştı. Bunlar :İtilaf (An...
Mustafa Kemal Atatürk’ün Eserleri Nelerdir?
Mustafa Kemal Atatürk’ün Eserleri : Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük eser Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunun yanında yazılı eserleri de vardır. Bunlar :1- Nutuk ( 1919-1927 yılları arasındaki olayları anlattığı eseridir )2-Vatandaş İçin Medeni Bilgil...
Atatürk’ün Çeşitli Özellikleri Ve Yönleri
Atatürk’ün Çeşitli Özellikleri Ve Yönleri:Vatanseverliği: Ulusu için her şeyi yapmasıdır. “Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere canımı vereceğim.” Sözü buna örnektir.İdealistliği: Hedeflerine ulaşmak için yılmadan çalışmaktır. Hedeflerinden vazgeçmeme...
Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı Öncesi görev Yaptığı Yerler Nelerdir?
M. Kemal’in Kurtuluş Savaşı Öncesi görev Yaptığı Yerler:1- 31 Mart Vakasını bastıran Hareket Ordusunda Kurmay subaylık yaptı.2- Trablusgarp Savaşı3- Balkan Savaşlarında Gelibolu’da görev aldı. Bu görevi Çanakkale Savaşında bölgeyi tanıyarak başarılı olmasını sağlad...
“İç tehdit unsurları” hangi başlıklar altında toplanabilir?
“İç tehdit unsurları” hangi başlıklar altında toplanabilir? Bu başlıkları örnekler vererek açıklayınız.İÇ TEHDİT UNSURLARIYurdumuz, hem coğrafî konumu hem de jeopolitik durumu bakımından çok önemli bir yerdedir. Bu nedenle, çok eski zamanlardan beri yabancıların em...
Türkiye’nin AB’ye üye olmak istemesinin sebepleri neler olabilir?
Türkiye’nin AB’ye üye olmak istemesinin sebepleri neler olabilir? Açıklayınız.Modern Avrupa, demokratik ve çağdaş kazanımların simgesi olarak görülmekte. Türkiye bu birliğe girerek bu kazanımları tam olarak elde etmeyi istemektedir. Bunun yanı sıra ticari ve ekonom...
Bir ülkenin doğal kaynakları açısından zengin olması o ülkeye neler
kazandırır?
Bir ülkenin doğal kaynakları açısından zengin olması o ülkeye neler kazandırır?Yer üstü ve yer altı kaynakları bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi, elinde bulunan kaynakları ticari açıdan değerlendirebilmesi, zenginleşmesi ve fakirlikten kurtulması anlamına gelir...
Yorumlar (0)

Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.