Topraklarımızı nasıl koruyabiliriz?

Topraklarımızı nasıl koruyabiliriz?

Hangi toprak yapısı daha verimlidir?

Hangi toprak yapısı daha verimlidir?

Doğada kaç çeşit toprak vardır?

Doğada kaç çeşit toprak vardır?

Fosillerin Yararları Nelerdir?

Fosillerin Yararları Nelerdir?

Hangi kayaç yapıları madenler açısından daha zengindir?

Hangi kayaç yapıları madenler açısından daha zengindir?

2 sene önce admin tarafından yazıldı, kere görüntülendi ve hakkında 1 yorum yapıldı.

İnsanların sağlığı için en tehlikeli hastalıklardan biri de veremdir. Verem hastalığına halk arasındaince hastalık, tıp dilinde tüberküloz denir. Bulaşıcı bir hastalık olan verem mikrobunu Robert Koch adında bir Alman doktoru bulmuştur. Onun için verem mikrobuna Koch Basili denir.

Bu mikrop insan vücuduna solunum ve sindirim yoluyla girer. Çabuk fark edilip önlem alınmazsa vücudu kemirir, zayıflatır. Ölüme neden olur.

Mikroplar hangi organa yerleşirse hastalık o organın adı ile anılır. Akciğer veremi, kemik veremi, gırtlak veremi, deri veremi, ilik veremi.. gibi.

Verem, insandan insana, hayvandan insana geçer. En yaygın olanı akciğer veremidir. Tıp bilimi ilerledikçe verem mikrobunu yok edici ilaçlar yapıldı. İnsanları bu hastalıktan korumak için aşılar bulundu. Verem aşısına B.C.G. aşısı denir.

Verem aşısı ülkemizde ilk kez 22 Aralık 1952 tarihinde yapılmaya başlanmıştır. Bu aşıyı sağlık kuruluşlarında bütün insanlar ücretsiz olarak yaptırabilir. Zaman zaman kent, kasaba ve köylerde B.C.G. aşı kampanyaları açılır, aşı yapılır. Bu aşı okullarda öğrencilere de uygulanır.

B.C.G. aşısı yapıldığında verem mikropları vücudumuza girse de bizi hasta etmezler. Son yıllarda verem hastalığı ile yapılan savaş başarıya ulaşmış, hastalık önemli ölçüde azalmıştır.

Yurdumuzda veremle savaşmak, kişilerin vereme yakalanmasını önlemek, hasta olanları sağlığa kavuşturmak amacı ile Verem Savaş Dernekleri kurulmuştur..verem Savaş Dernekleri; halkı verem tehlikesine karşı uyarır. Onları bu konuda aydınlatır. Hastalanmamak içi neler yapılması, nelerin yapılmaması konusunda bilgi verir.

Veremli hastaların sanatoryum denilen verem hastanelerinde iyileştirilmelerini sağlar. Ayrıca zayıf yapılı, kolaylıkla vereme yakalanabilir kişilerin prevantoryum denilen dinlenme yerlerinde bakımlarına yardımcı olur.


VEREMDEN KORUNMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER

  1. Havasız yerlerde kalmamalıyız.
  2. Dengeli beslenmeliyiz.
  3. B.C.G. verem aşısını yaptırmalıyız.
  4. Veremli hastaların eşyalarını kullanmamalıyız.
  5. Veremli hastanın tabağından yemek yememeli, bardağından su içmemeli, kaşık ve çatallarını kullanmamalıyız.
  6. Öksüren, hapşıran insanlardan uzak durmalıyız.
  7. Açık ve temiz havada dolaşmalıyız.


VEREM HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

  1. Geceleri terleme ve hafif ateşlenme,
  2. Kesik kesik öksürükler,
  3. Halsizlik ve devamlı yorgunluk hali.
  4. İsteksizlik
  5. İnsan vücudunda zayıflama belirir. Zayıflama ilk iki ay içerisinde yavaş, sonraki aylarda daha hızlı görülür.


VEREM AŞISINI BULAN (Robert Koch)

Robert Koch 1843 Aralığında Orta Almanya’nın bir köyünde doğdu. Bu dağ köyünde çocuklar oyun oynamak için kalabalık gruplar meydana getirirlerdi. Bir madencinin oğlu olan Koch da bunlarda biriydi, fakat bu çocuk bütün arkadaşları gibi gruplar içinde oynamanın yanı sıra sık sık yalnız başına kalıp çevresini incelemekten çok hoşlanırdı. Robert Koch çiçeklerin, böceklerin adlarını öğreniyor, kelebekleri inceliyor ve bu hayvanları hareket ettiren gücü araştırıyordu. Bir hamam böceği nefes alıp verebiliyor muydu ? Yüreği var mıydı ? Küçük Koch gelecekte bunları öğrenmeyi kafasına koymuştu.

İlk, orta öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra Tıp Fakültesine yazıldı. Ciddiliği ve çalışmasıyla dikkati çekiyor, eğlenceye hiç zaman ayırmayarak durmadan okuyor ve sistemli bir şekilde araştırıyordu. 1862’de Tıp Fakültesini başarıyla bitirerek Hamburg Hastanesi doktor yardımcılıklarından birine atandı.

Sabırlı, çalışkan bir kişi olan Doktor Koch, çevresindeki insanların kendisine üstün bir değer verdiklerini görüyor ve bu saygıyı kötüye kullanmayarak tükenmez bir çabayla araştırmalarına devam ediyordu. İnsanların hastalıkların pençesine düşmelerinden, birden bire sararıp solarak mum gibi eriyip gitmelerinden hayrete düşüyor, bunun nedenlerini öğrenmek istiyordu.

Bu soruların cevaplarının laboratuarındaki mikroskopta gizli olduğunu biliyordu. 1880 yılında Berlin Sağlık Kurulu’na atandı. Bu atama onun araştırmalarını genişletmesine yaradı. Gerçekten de işe başladıktan iki yıl sonra verem hastalığıyla ilgili ilk önemli araştırması yayınlandı.

1882 yılında bir gece hasta bir akciğer parçacığının dokuları içinde boyama usulüyle kahverengine boyanmış bir çok canlının kıpırdadığını gördü. İşte bunlar insanların bela olan verem hastalığının mikrobuydu.

Bu önemli buluş bütün dünya bili alanında büyük bir ilgiyle karşılandı ve büyük yankılar uyandırdı. Bu arada bir çok bilgin ve doktorla birlikte Hindistan, Afrika ve Japonya’ya geziye çıkan Koch, uyku hastalığı, malarya, tifüs gibi hastalıklar üzerinde incelemeler yaptı. Kolera hastalığını meydana getiren vibrion basilini buldu. Bütün bu keşiflerinden ötürü de 1905 Nobel ödülünü kazandı.

Yaşadığı sürece tıp konusundaki araştırmalarıyla insanlığa hizmet eden, bir çok eser yayımlayan Dr. Koch, 67 yaşındayken 1910 yılında kalp yetersizliğinden öldü.

VEREM SAVAŞ HAFTASIYLA İLGİLİ ŞİİRLER

 

VEREM HAFTASI

Çok sağlıklı olmalı,

Veremle savaş için.

Hep neşeyle dolmalı,

Veremle savaş için.

 

Temiz hava almalı,

Tabiata doymalı,

İyi gıda almalı,

Veremle savaş için.

 

Mikrobundan kaçmalı,

Pencereyi açmalı,

Eve ışık saçmalı,

Veremle savaş için.

 

Ne söz dinler ne de saz,

Bundan iyi şey olamaz.

Yemeğe etmemeli naz,

Veremle savaş için.

Güzin KAYTANLI

 

 

VEREMLE SAVAŞ

 

Karar verdik ulusça

Veremi yok etmeye.

O da tam sıtma gibi,

Yüz tutuyor bitmeye.

 

Sayısız dernek kurduk

Yurt içinde her yana.

Aşılarla saldırdık

Verem denen düşmana.

 

Gözlerimiz açıldı,

Artık millet uyandı.

Köy, kasaba her bucak,

Ne güzel aydınlandı.

 

Yıkacağız yakında

Gizli kalelerini.

Karar verdik and içtik,

Yok etmeye veremi.

İ.Hakkı TALAS    

 

 

VEREMDEN KORKMA

 

Doğduğum gün yapılmış

Verem aşısı bana.

Okulda da yapıldı

Büyüyünce koluma.

 

     Gençlere, yaşlılara

     Sezdirmeden sokulur,

     Bir fırsatını gözler,

     İnsanı yere vurur.

 

Neden korkacakmışım

O çirkin hastalıktan,

Kurallara uyarsam

Geçmez bile yanımdan.

 

     Günümüzde ilaçlar

     Veremi engelliyor,

     Doktorlar sabah akşam;

     Veremden korkma! diyor.

 

Korkmuyorum veremden,

Çünkü aşılıyım ben,

Sen de aşılan kardeş,

Sen de canavarı yen.

Sait KIRKGÖZLÜ

 

 

VEREM SAVAŞI

Görebilsem milletimi verem için savaşta,

Her gönülde aynı gaye, aynı fikir her yaşta,

Birleşerek ”Verem” denen canavara saldırsak,

Ocaklardan, yuvalardan vücudunu kaldırsak…

Genç,ihtiyar,kadın,erkek hep seferber,hep tatlı,

Olabilsek bütün millet, demir gibi sıhhatli…

Ümitlerin, gecelerden şafakları bir atsa,

Hastaneler, dispanserler kapısını kapatsa,

Rengi soluk benizlere, çehrelere kan gelse,

Vatanımdan; hayat,sıhhat,gürbüz nesil yükselse.

İnleyenler yataklardan kalksa bir gün gülerek,

Şakaklardan,dudaklardan,git artık soluk renk…

Her gönülde aynı fikir,aynı gaye her başta,

Görebilsem milletimi verem için savaşta.

İ.Hakkı TALAS

Veremle Savaş Haftası ile İlgili Kompozisyon-Veremle Savaş Konulu Kompozisyon

Tüberküloz (Verem) Hastalığı

Tüberküloz binlerce yıldır varolduğu bilinen bir mikropla oluşmaktadır; bu mikrobun adı: Mycobacterium tuberculosis’dir Dünyanın bütün uluslarından insanlarda, zengin-yoksul, genç-yaşlı herkeste hastalık yapabilir 

Tüberküloz, en çok akciğerlerde olmak üzere bütün organlarda hastalık yapabilir Organlara zarar verir Tedavisiz bırakılırsa ya da kötü tedavi edilirse öldürücü olabilir 

Tedavi ile tümüyle şifa sağlanabilir Erken ve uygun tedavi başlanır, yeterli süre tedavi edilirse hastalar yüzde yüz iyileştirilirİyileşme kalıcıdır, şifa sağlar 

DÜNYADA TÜBERKÜLOZUN DURUMU NEDİR? 

Bütün kıtalarda, bütün ülkelerde tüberküloz vardır Günümüzde hala tek mikrobun yaptığı en çok öldüren bulaşıcı hastalıktır Yılda 8,4 milyon insan bu hastalığa yakalanırken 2 milyonu ölmektedir Dünyadaki bütün hastalıkların yüzde 2,5′unu ve önlenebilir ölümlerin yüzde 26′sını oluşturmaktadır Dünya Sağlık Örgütü, verem hastalığı için “Acil Durum” ilan etmiştir Dünyada verem hastalarının sayısı yıllar içinde artış göstermektedir 

Dünyada tüberküloz en çok Güney-Doğu Asya ve Sahra Güneyi Afrika’da bulunmaktadır Her yıl Hindistan’da 1,8 milyon, Çin’de 1,3 milyon, Endonezya’da 590 bin, Nijerya’da 327 bin, Bangladeş’te 306 bin yeni hasta ortaya çıkmaktadır Toplam 22 ülkede, dünyadaki tüberküloz hastalarının yüzde 80′i bulunmaktadır 

Tüberkülozun kontrolü için çabalarını zayıflatan ülkelerde hastalık artış göstermektedir AIDS hastalığı da veremi artırmıştır Eski Sovyetler Birliği ülkelerindeki artış bu iki nedenle olmaktadır Sanayileşmiş ülkelerde 1980′li yıllarda hastalığın artışı bu iki nedene ve göçlere bağlıdır

TÜRKİYE’DE TÜBERKÜLOZUN DURUMU NEDİR? 

Ülkemizde tüberküloz hastalığı, bu yüzyılın ilk yarısında çok büyük bir salgın yapmıştı Bir numaralı ölüm nedeni idi 1940′lı yıllarda her yıl bin kişiden 2-3′ü verem nedeniyle ölüyordu Özellikle yirminci yüzyılın üçüncü çeyreğinde yürütülen yoğun verem savaşı çabaları sonucunda durum değişmiştir Tüberküloz artık önemli bir ölüm nedeni değildir 

Türkiye’de 10 milyon ile 20 milyon arası bir nüfusun enfekte olduğu, yani vücutlarında henüz hastalık oluşturmamış verem mikrobunun olduğu hesaplanmaktadır Bu insanların yüzde beş-yüzde onu yaşamlarının bir döneminde verem hastası olacaklardır 

Verem savaşı dispanserlerinde kayıtlı hasta sayıları 1999 yılında 22088 iken 2000 yılında 18038′dir Kayıtlı hastalar dışında, SSK, özel hekim ve hastanelerde de tedavi edilen bazı hastaların olduğunu biliyoruz Türkiye’de yılda yaklaşık 25-30 bin tüberküloz hastasının ortaya çıktığını tahmin edebiliriz Bu hasta sayılarının nüfusa oranı, sanayileşmiş ülkelerde yüzbinde 20 ve altında, Asya ve Afrika ülkelerinin çoğunda yüzbinde 100′den hatta 200′den fazladır Ülkemizde ise yüzbinde 30-40 arasındadır 

Düzensiz ve hatalı tedaviler yüzünden ilaçlara dirençli veremli hasta sayılarının ülkemizde yüksek oluşu önemli bir sorunumuzdur 

TÜBERKÜLOZ NASIL BULAŞIR? 

Tüberküloz mikrobunun kaynağı, tedavi görmemiş, aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır Öksürmek, hapşırmak, konuşmak ile mikroplar çevre havaya saçılır Sağlıklı kişiler bu mikropları nefesleriyle alır ve enfekte olurlar 

Sokakta, dolmuşta, lokantada öksüren birisinden verem mikrobu alma olasılığı çok düşüktür Bulaşma için genellikle verem hastası bir kişi ile uzun süre birlikte yaşamak gereklidir En çok hastanın aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur Tedavi ile bulaşma hızla sona erer 

Çatal, kaşık, tabak, bardak, giysi gibi nesnelerle bulaşma olmaz 

“TÜBERKÜLOZ ENFEKSİYONU” NEDİR? 

Tüberküloz mikrobu vücuda girdikten sonra aylarca-yıllarca hastalık yapmadan kalabilir Bu dönemde vücut tarafından oluşturulan savunma yanıtları, mikropları aktif olmayan bir şekilde tutarlar Buna tüberküloz enfeksiyonu ya da kişinin enfekte olması diyoruz 

Kişi, kendisinin enfekte olduğunu genellikle bilmez Tüberkülin (PPD) ile cilt testi yapılırsa pozitif olur; bu yolla enfekte olduğu anlaşılır Bu dönemde mikroplar bir anlamda hapsedilmişlerdir 

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞI NEDİR? 

Vücuttaki tüberküloz mikropları aktif hale gelirse hastalık yaparlar Hastalık ciddidir Tedavi edilmediği sürece, tuttuğu organda ya da organlarda hasar yapar, bu hasar giderek artar ve öldürücü olabilir 

Tüberküloz hastalığı, en çok akciğerleri tutar Hastalığın tuttuğu diğer organlar, lenf bezleri, akciğer zarları, kemikler, böbrekler, beyin zarlarıdır Vücudun hemen bütün organlarında hastalık yapabilir Hastalanan organlarda ağır bir iltihap olur, erimeler görülebilir Organların çalışması bozulur 

Mikropların vücuda girdikten sonra hastalık yapma süresi farklılıklar gösterir Vücut direnci düşükse, hızla hastalık gelişebilir Ya da yıllar sonra hastalık gelişebilir Mikrop alıp enfekte olanlardan ancak yüzde onu yaşamları boyunca hastalanırlar 

Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini kırıcı hastalıklar ve etkenler vardır AIDS hastalığı bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır Bu nedenle, AIDS ve tüberküloz birbirlerine en büyük desteği veren iki beladır Hastalığın gelişmesine yol açan diğer direnç kırıcılar, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara, madenci hastalığı ve diğer bazı ciddi hastalıklardır 

TÜBERKÜLOZ TANISI NASIL KONULUR? 

Tüberküloz tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur 

Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları ile hastalıktan şüphelenilir Hastalarda şu yakınmalar olabilir: 
* İki haftadan uzun süren öksürük, 
* Ateş, gece terlemesi, 
* Göğüs ağrıları, 
* İştahsızlık, 
* Zayıflama (kilo kaybı), çocuklarda kilo alamama da olabilir 
* Halsizlik 
* Kan tükürme 
Yakınmalar genellikle hafif başlar ve yavaş ilerler Bu nedenle, birçok hasta doktora başvurmakta gecikir Bazıları da sigara ya da başka bir nedene bağlar yakınmalarını Doktora başvuru gecikince, hastalık akciğerleri ya da tutulan diğer organları tahrip ederYanlış teşhis ve yanlış tedaviler de hastalığın ilerlemesine neden olur; aynı zamanda çevresine mikrop saçmayı sürdürmesine yol açar Özellikle öksürük ve diğer yakınmaları olan hastaların gecikmeden verem savaşı dispanseri ya da göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekir 

Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları hastalıktan şüphelenmeyi sağlar Şüphelenilen hastalarda kesin tüberküloz tanısı mikroskopta basilin gösterilmesi ve besiyerinde basilin üretilmesi ile konulur Hastadan alınan balgam ya da nadiren diğer örnekler bu amaçla laborutavarda incelenir ve tanı kesinleştirilir Verem savaşı dispanserlerinde tanı işlemleri, tedavi, ilaçlar ve takip ücretsizdir 

TÜBERKÜLOZ NASIL TEDAVİ EDİLİR? 

Tüberkülozun tedavisinde çok güçlü ilaçlar vardır Bu ilaçları, ülkemizde Verem Savaşı Dispanserleri ücretsiz verir Mikropları etkili bir şekilde öldürmek için tedavide dört ilaç kullanılmaktadır Verem mikrobu, diğer mikroplara göre çok daha yavaş çoğaldığından, ilaçları çok daha uzun süre kullanmak gerekir Tedavi süresi altı aydır Bazı özel durumlarda ilaçları kullanma süresini doktorunuz uzatabilir 

İstirahat, özel beslenme, iklim ve sıkıntı-stres gibi unsurların tüberküloz tedavisinde çok önemli olmadığı gösterilmiştir Verem ilaçları bulunana kadar bu saydığımız uygulamalar yapılıyordu, fakat hastaların yarıdan çoğu ölüyordu İlaçlar bulunduktan sonra, verem ölümleri son derece azalmıştır, hastaların neredeyse hepsi başarıyla tedavi edilebilmektedir 

Hastayı iyileştiren tedavi hastanın sağlığı yanında toplum sağlığı açısından da son derece önemlidir Bulaşıcı bir hastalık olan veremle savaşın en önemli yöntemidir Bu nedenle, tedavinin düzenli sürdürülmesi ve tamamlanması zorunludur 

İLACA DİRENÇLİ TÜBERKÜLOZ NEDİR? 

Tüberkülozda ilaç direnci, tüberküloz mikrobuna etkili olan ilacın artık etki etmemesidir Bu, laboratuvar testi ile anlaşılabilirNedeni, yanlış ilaçlarla, eksik ilaçlarla tedavi yapılması ya da tedavinin düzenli kullanılmaması, erken kesilmesidir 

İlaca dirençli tüberküloz hastaları da tedavi edilebilir Ancak bu hastaların tedavisi, daha uzun sürmesi, daha çok yan etki yaratması, yaklaşık 100 kat daha pahalı olması ve bazen ameliyat da gerektirmesi nedeniyle daha zordur 

İlaç direnci olmayan hastalar bütün dispanserlerde ücretsiz tedavi edilebilir; dirençli hastaların tedavileri ise sadece bu konuda uzmanlaşmış eğitim tipi göğüs hastanelerinde yapılmaktadır

DOĞRUDAN GÖZETİMLİ TEDAVİ NEDİR? 

Doğrudan gözetimli tedavi (DGT), hastalara her doz ilacın, bir görevli tarafından bizzat içirilmesidir Neden buna gerek vardır? 

Hava yolu ile ve tamamen rastlantı eseri olan verem bulaşmasının önlenmesinde yapılması gereken en önemli şey hastaların tedavisidir 

Hastaların bir kısmı, en az 6 ay sürmesi gereken tedaviyi düzenli sürdürememektedirler Hangi hastanın tedaviyi yarım bırakacağı ya da düzensiz kullanacağını öngörmek de olanaksızdır Bu nedenle, her bir hastanın tedavisini düzenli bir şekilde yapmak ve tamamlamak için doğrudan gözetimli tedavi gereklidir 

Doğrudan gözetimli tedavi, hastanın sağlığını garantilediği için, hasta için iyidir; bulaşmayı durdurduğu için de toplum için iyidir 

DOĞRUDAN GÖZETİMLİ TEDAVİ STRATEJİSİ 

Tüberküloz kontrolü, dünyada son on yıldır “Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi” (DGTS) ile yürütülmektedir Bu stratejide tüberküloz kontrol aktivitelerinin sürekliliğini ve bütünlüğünü sağlamak için hükümetin kararlılık içinde olması esastır Hastalara bakteriyolojik olarak tanı koymayı ve ücretsiz, standart, kısa-süreli rejimlerle tedaviyi esas almaktadır Tedavide, ilaçların bir görevli tarafından hastalara içirilmesi önerilmektedir (buna doğrudan gözetimli tedavi denilmektedir) Bu stratejide standart bir kayıt, raporlama ve değerlendirme sisteminin işletilmesi gereklidir 

Türkiye’de “verem savaşı”, “tüberküloz kontrolü” karşılığı olarak kullanılmaktadır Bulaşıcı bir hastalık söz konusu olduğundan, bir program çerçevesinde ve ülke çapında ortak bir yaklaşımla mücadele gereklidir Tanı, tedavi, tedavinin takibi ve bütün çalışmaların izlenmesi ve koruyucu hizmetler bir bütünlük oluşturmaktadır Türkiye’de “verem” sözcüğü, hemen daima “verem savaşı” şeklinde kullanılmaktadır 

Doğrudan gözetimli tedavi (DGT) İngilizce metinlerde “directly observed treatment (DOT)”; doğrudan gözetimli tedavi stratejisi (DGTS) de “directly observed treatment-short course (DOTS)” yazılmaktadır 

Not: İnternetten alıntıdır

Yazar: admin
Benzer Yazılar
İslama göre zina eden bir kişinin zina etmeyen bir kişi ile evlenebilir  mi?
Nur suresi üçüncü ayet-i kerimede "Zina yapan erkek, zina yapan kadınla ya da bir müşrik kadınla evlenir; zina yapan kadın da zina yapan bir erkekle ya da müşrik bir erkekle evlenir." buyurulmuştur. Peki yanlışlıkla bu yola sapmış birisi sonradan tevbe-i nasuh ile ...
Meslek Hastalıkları ve Korunma Yolları Nelerdir?
Meslek Hastalıkları ve Korunma Meslek hastalığının tanımı yapılmadan önce meslek kelimesini tanımlamamız gerekiyor. Meslek, sürekli olarak yapılması öngörülen, öğrenilmesi için belli bir eğitim ve/veya iş tecrübesi gerektiren, insanın hayatını kazanmak için yap...
Coğrafya insanlarin hangi faaliyetlerini incelemektedir?
Coğrafya insanların hangi faaliyetlerini incelemektedir? Coğrafyada inceleme alanı bakımından iki büyük anabilim dalından birisini Beşeri ve Ekonomik Coğrafya oluşturmaktadır. Beşeri ve Ekonomik Coğrafya insan faaliyetleri ve bu faaliyetler sonucu ortaya çıkan o...
TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN SOLUNUM SİSTEMİNE OLUMLU ETKİLERİ NELERDİR?
TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN SOLUNUM SİSTEMİNE OLUMLU ETKİLERİ NELERDİR? Teknolojik gelişmeler gelişmeler sonucunda solunum sistemi hastalıkları önceden tespit edilebilmekte ve tedavileri gerçekleştirebilmektedir.Örneğin nefesteki zehirli gaz cinsi ve or...
Osmanli hanedaninin kurucusu osman bey’in silah arkadaşı olan harmankaya tekfuru kimdir?
Osmanli hanedaninin kurucusu osman bey'in silah arkadaşı olan harmankaya tekfuru kimdir? Köse Mihal dir...  Tekfur, Bizans İmparatorluğu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen genel ad. Tekfur Ermeni...
Atmosferde yatay ve dikey hava hareketleri olmasaydi hava olaylari nasil olurdu?
Dünya’yı diğer gezegenlerden ayıran özellilerinin başında üzerinde hava olaylarının görülmesi ve canlı yaşamına olanak sağlayan atmosferinin var olması gelir. Atmosfer %78 Azot - % 21 Oksijen - % 1 su buharı, karbondioksit ve diğer gazlardan oluşur. Su buharı hava...
1. Sinif Sarkit Cümleler
1. Sınıf Sarkıt Cümleler, 1. Sınıf Sarkıt Cümleler indir, Sınıfa asmak için hazırladığım sarkıt cümleler,Daire yerine çiçek, yıldız, arı vb. de yapılabilir. Cümle yerine rakamlar da yazılabilir.Fikir vermesi açısından ekliyorum. Dosya olarak indirmek...
Sirkede asitlik tayini önemi ve amacı nedir?
Sirkeye asit koymaktaki amaç, yemek yiyenlerin salatasına asit tadı vermek, buş ekilde yemeği beğendirmektir......
Atatürk’ün çocuklarla ilgili anisi ve duyulmamış atatürk şiirleri
  Çankaya’da gezi ve çocuklarla sohbet... İki kardeş okul dönüşü annelerinden izin alarak sık sık Atatürk’ün köşkünün etrafında gezinip dururlarmış. Öğretmeni Ayşe’ye o gün yurdumuzun düşmanlardan kurtarılması için Ata’nın emrinde milletçe nas...
Hayvanlarda büyüme gelişme yavru oluşturma ve bakımı ile ilgili bilgiler
1- Hayat Döngüsü : Doğada bulunan hayvanlar beslenme, çoğalma şekli, gelişim özellikleri ve yavru bakımı açısından farklılık gösterirler. Bu nedenle hayvan gruplarının hayat döngüleri birbirinden farklıdır. Doğada yaşayan canlıların doğması, büyümesi, gelişmesi...
Yorumlar (1)
  1. mehtap diyor ki:

    size bir şey söyleyecem bun kompozisyona benzetecem ve işaalah bu yarışmayı kazanırım allah yardımcım olsun


Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.